top of page
Ara

Dişlerin Boyu Neden Kısalır? Aşınma ve Sıkmanın Etkisi

9 Ağu
7 dakikada okunur

Dişlerin zaman içerisinde eskisine göre daha kısa, düz veya aşınmış görünmesi yalnızca estetik bir değişiklik olmayabilir. Özellikle ön dişlerin kesici kenarlarının kısalması, arka dişlerin çiğneme yüzeylerinin düzleşmesi veya dişlerde küçük kırıkların oluşması; diş aşınmasının belirtileri arasında yer alabilir.


Diş boyundaki kısalmanın en önemli nedenlerinden biri diş sıkma ve gıcırdatma, yani bruksizmdir. Bunun yanında asitli yiyecek ve içeceklerin sık tüketilmesi, reflü, yanlış alışkanlıklar ve dişlerin birbirine aşırı temas etmesi de diş dokusunun zaman içerisinde kaybedilmesine katkıda bulunabilir.


NHS, bruksizmin dişlerde aşınma ve kırılmaya, hassasiyet oluşmasına ve ileri durumlarda diş veya dolgu kaybına yol açabileceğini belirtmektedir.


Dişlerin Boyu Gerçekten Kısalabilir mi?


Evet. Dişlerin sert dokuları zaman içerisinde aşındığında dişlerin görünen yüksekliği azalabilir.


Özellikle ön dişlerde kesici kenarlar aşındıkça dişler:


Daha kısa,

Daha düz,

Birbirine eşit olmayan,

Kenarları kırılmış,

Yuvarlaklaşmış


bir görünüm kazanabilir.


Arka dişlerde ise çiğneme yüzeyindeki doğal çıkıntılar giderek düzleşebilir.


Diş aşınması çok yavaş ilerlediği için kişi değişikliği uzun süre fark etmeyebilir. Eski fotoğraflarla karşılaştırıldığında ön dişlerin eskisinden daha kısa görünmesi bazen ilk fark edilen belirtilerden biri olabilir.


Dişlerin Kısalmasının En Önemli Nedenlerinden Biri: Bruksizm


Bruksizm, kişinin farkında olarak veya olmadan dişlerini sıkması ya da birbirine sürtmesi durumudur.


İki temel biçimde görülebilir:


Uyanık bruksizm


Kişi gün içerisinde özellikle stresli, yoğun konsantrasyon gerektiren veya gergin olduğu dönemlerde çenesini sıkabilir.


Uyku bruksizmi


Diş sıkma veya gıcırdatma uyku sırasında gerçekleşir. Kişi çoğu zaman bunun farkında değildir.


NHS’ye göre diş gıcırdatma ve sıkma; stres ve kaygı, bazı uyku problemleri, sigara kullanımı, yüksek alkol veya kafein tüketimi gibi faktörlerle ilişkili olabilir.


Diş Sıkmak Dişleri Nasıl Kısaltır?


Normal şartlarda üst ve alt dişler yalnızca belirli zamanlarda temas eder. Bruksizm bulunan kişilerde ise dişlere uzun süre ve normalden daha yüksek kuvvet uygulanabilir.


Dişlerin sürekli birbirine sürtünmesi sonucunda yüzeydeki mine zaman içerisinde kaybolabilir.


İlk olarak:


Kesici kenarlar düzleşebilir.

Küçük yüzey aşınmaları oluşabilir.

Dişlerin doğal anatomisi azalabilir.


Süreç devam ettiğinde:


Dişler belirgin şekilde kısalabilir.

Mine tabakası incelir.

Altındaki dentin açığa çıkabilir.

Dişler daha sarı görünebilir.

Hassasiyet gelişebilir.

Çatlak ve kırıklar oluşabilir.


NHS, bruksizmin aşınmış veya kırılmış dişlere, hassasiyete ve dolgularda hasara neden olabileceğini belirtmektedir.


Bruksizm Olduğu Nasıl Anlaşılır?


Uyku sırasında diş sıkan kişiler çoğu zaman bu alışkanlıklarının farkında değildir.


Aşağıdaki belirtiler bruksizmi düşündürebilir:


Ön dişlerin giderek kısalması

Dişlerin kesici kenarlarının düzleşmesi

Arka dişlerin çiğneme yüzeylerinin aşınması

Sabah çene kaslarında yorgunluk

Çene veya yüz ağrısı

Sabah başlayan baş ağrısı

Dişlerde hassasiyet

Tekrarlayan diş kırıkları

Dolgu veya kaplamaların sık kırılması

Uyurken diş gıcırdatma sesi

Çene ekleminde rahatsızlık


NHS, çene ağrısı, baş ağrısı, kulak çevresindeki ağrı ve aşınmış veya kırılmış dişleri bruksizmle ilişkilendirilen belirtiler arasında saymaktadır.


Dişlerin Kısalmasının Tek Nedeni Diş Sıkmak mıdır?


Hayır.


Diş boyundaki azalma çoğu zaman birden fazla faktörün birleşimi sonucunda gelişebilir.


Başlıca nedenler şunlardır:


Diş sıkma ve gıcırdatma

Asit erozyonu

Reflü

Tekrarlayan kusma

Asitli içeceklerin sık tüketilmesi

Sert cisimleri ısırma

Yanlış kapanış ilişkileri

Dişlere normalden fazla yük binmesi

Bazı restorasyonların aşırı teması

Yaşa bağlı doğal aşınma


Bu nedenle yalnızca aşınmış diş yüzeyine bakarak kesin neden belirlenmemelidir.


Asit Erozyonu Dişleri Kısaltabilir mi?


Evet.


Dental erozyon, bakterilerden kaynaklanmayan asitlerin dişin mineral yapısını çözmesi sonucunda ortaya çıkan geri dönüşü olmayan sert doku kaybıdır.


Mine asitle sık temas ettiğinde yüzey yumuşar ve zaman içerisinde aşınmaya daha açık hâle gelir.


Amerikan Diş Hekimleri Birliği, dental erozyonun ilerleyici ve geri dönüşü olmayan mineral kaybına yol açabildiğini belirtmektedir.


Asit erozyonu ilerledikçe:


Diş yüzeyleri düzleşebilir.

Arka dişlerde çukurlaşmalar oluşabilir.

Ön dişlerin kenarları incelir.

Dişlerin yüksekliği azalabilir.

Dentin açığa çıkabilir.

Hassasiyet gelişebilir.

Hangi İçecekler Diş Aşınmasını Artırabilir?


Özellikle gün içerisinde sık tüketilen düşük pH değerine sahip içecekler dental erozyon riskini artırabilir.


Bunlar arasında:


Gazlı içecekler

Enerji içecekleri

Spor içecekleri

Bazı meyve suları

Asitli aromalı içecekler


yer alabilir.


Burada yalnızca tüketilen miktar değil, tüketim sıklığı ve içeceğin diş yüzeyiyle temas süresi de önemlidir.


ADA, özellikle gazlı içeceklerin sık tüketimini erosif diş aşınmasının önemli risk faktörlerinden biri olarak değerlendirmektedir.


Şekersiz Gazlı İçecekler de Dişleri Aşındırabilir mi?


Evet.


Bir içeceğin şekersiz olması onun mutlaka diş minesine karşı nötr olduğu anlamına gelmez.


Şekersiz veya “diet” içecekler de asit içerebilir. Dolayısıyla çürük riski açısından şeker miktarı önemli olsa da mine erozyonunda içeceğin asit özelliği ayrıca değerlendirilmelidir.


ADA, dental erozyonun bakteriyel olmayan asit etkisiyle gerçekleştiğini ve düşük pH değerine sahip içeceklerin riski artırabileceğini belirtmektedir.


Reflü Dişleri Kısaltabilir mi?


Gastroözofageal reflüde mide içeriği yemek borusundan yukarı çıkarak ağız boşluğuna ulaşabilir.


Mide asidinin dişlerle tekrar tekrar temas etmesi mine yüzeyinin çözünmesine neden olabilir.


Özellikle açıklanamayan ve belirli yüzeylerde yoğunlaşan aşınma bulunan hastalarda reflü olasılığı değerlendirilmelidir.


ADA, gastroözofageal reflüyü dental erozyonun önemli iç kaynaklı nedenlerinden biri olarak göstermektedir.


Reflü kaynaklı erozyonda dişlerin bazı iç ve çiğneme yüzeyleri daha belirgin şekilde etkilenebilir.


Sık Kusma Diş Aşınmasına Yol Açar mı?


Tekrarlayan kusmada mide asidi ağıza ulaşarak diş yüzeyleriyle temas eder.


Bu durum:


Şiddetli reflü,

Uzun süreli mide problemleri,

Gebelikte şiddetli kusma,

Tekrarlayan kusmaya yol açan bazı sağlık durumları


ile ilişkili olabilir.


ADA, mide asidine tekrarlayan maruziyetin erosif diş aşınmasına neden olabileceğini belirtmektedir.


Kusma sonrasında dişlerin hemen sert biçimde fırçalanması yerine ağız öncelikle suyla çalkalanmalı ve mine yüzeyinin toparlanması için bir süre beklenmelidir.


Bruksizm ve Asit Erozyonu Birlikte Olursa Ne Olur?


Bu durum diş aşınmasının daha hızlı ilerlemesine neden olabilir.


Asit etkisi mine yüzeyini geçici olarak yumuşatırken diş sıkma ve gıcırdatma yüzeye mekanik kuvvet uygular.


Yani:


Asit mineyi zayıflatır → diş sıkma mekanik aşınmayı artırır.


Bu nedenle belirgin aşınması bulunan bir hastada yalnızca bruksizmi veya yalnızca beslenmeyi değerlendirmek yeterli olmayabilir.


Diş hekiminin:


Beslenme alışkanlıklarını,

Reflü öyküsünü,

Diş sıkma belirtilerini,

Ağız kuruluğunu,

Kapanış ilişkisini


birlikte değerlendirmesi gerekebilir.


Dişlerin Sararması Aşınma Belirtisi Olabilir mi?


Evet.


Dişlerin daha sarı görünmesi her zaman yüzeysel lekelenme anlamına gelmez.


Mine doğal olarak daha açık ve yarı saydam bir yapıdır. Altında bulunan dentin ise daha sarı renktedir.


Mine aşındıkça dentin daha belirgin hâle gelir ve diş:


Daha sarı,

Daha koyu,

Daha mat


görünebilir.


Bu nedenle yalnızca beyazlatma yaptırmak, aşınma kaynaklı renk değişikliğinin temel nedenini çözmez.


Diş Kenarlarında Şeffaflaşma Neden Olur?


Ön dişlerin uçlarının daha ince veya yarı saydam görünmesi mine tabakasının incelmesiyle ilişkili olabilir.


İleri aşınmada bu bölgeler:


Daha kırılgan hâle gelebilir.

Küçük parçalar kopabilir.

Kenarlar düzensizleşebilir.

Diş boyu giderek kısalabilir.


Özellikle aşınmanın devam ettiğini gösteren yeni değişiklikler varsa diş hekimi değerlendirmesi önemlidir.


Dişlerin Kısalması Yüz Görünümünü Etkiler mi?


İleri düzeyde diş aşınması yalnızca dişlerin kendisini değil, gülüşün genel görünümünü de etkileyebilir.


Ön dişler kısaldığında:


Gülümserken görünen diş miktarı azalabilir.

Dişlerin oranları değişebilir.

Kesici kenarlar düzleşebilir.

Gülüş daha yaşlı bir görünüm kazanabilir.


Çok ileri ve yaygın aşınmalarda kapanış yüksekliğinin de değerlendirilmesi gerekebilir.


Ancak kişinin yüz yüksekliğinin yalnızca diş aşınması nedeniyle değiştiğini söylemek için ayrıntılı klinik değerlendirme gerekir.


Diş Boyu Kısalması Geri Döner mi?


Kaybedilen mine dokusu vücut tarafından yeniden oluşturulamaz.


Bu nedenle aşınmanın temel nedeni mümkün olduğunca erken belirlenmelidir.


ADA, dental erozyonda meydana gelen mineralize diş dokusu kaybının geri dönüşü olmayan bir süreç olduğunu belirtmektedir.


Ancak aşınmış dişlerin şekli çeşitli restoratif tedavilerle yeniden düzenlenebilir.


Tedavinin kapsamı aşınmanın miktarına göre değişir.


Aşınmış ve Kısalmış Dişler Nasıl Tedavi Edilir?


Tedavinin ilk aşaması kaybın nedenini belirlemektir.


Aksi hâlde yalnızca dişleri uzatmak yeterli olmayabilir ve yeni restorasyonlar aynı kuvvetlere maruz kalabilir.


Tedavi seçenekleri arasında şunlar bulunabilir:


Kompozit bonding


Hafif veya orta düzey aşınmalarda kompozit materyaller kullanılarak dişlerin kaybedilen kenarları yeniden oluşturulabilir.


Avantajlarından biri bazı vakalarda daha az diş dokusu kaldırılarak uygulanabilmesidir.


Porselen veneer


Ön dişlerde uygun vakalarda aşınmış dişlerin formunun ve estetik görünümünün yeniden düzenlenmesi amacıyla porselen veneer değerlendirilebilir.


Onley veya overlay restorasyonlar


Arka dişlerin çiğneme yüzeyinde belirgin madde kaybı bulunan bazı hastalarda daha konservatif restorasyon seçenekleri değerlendirilebilir.


Kuron


Çok fazla diş dokusu kaybedilmiş veya ciddi şekilde hasar görmüş dişlerde kuron gerekebilir.


Tedavi seçimi dişlerin kalan sağlam dokusuna, kapanışa ve aşınmanın nedenine göre yapılmalıdır.


Diş Sıkma Tedavi Edilmeden Dişler Uzatılabilir mi?


Aşınmanın temel nedeni aktif bruksizm ise yalnızca dişleri estetik olarak uzatmak uzun vadede yeterli olmayabilir.


Yeni restorasyonlar da aynı aşırı kuvvetlere maruz kalabilir.


Bu nedenle restoratif tedavi öncesinde veya tedaviyle birlikte:


Bruksizmin şiddeti,

Çene kasları,

Kapanış ilişkisi,

Uyku sırasında sıkma öyküsü


değerlendirilmelidir.


Bazı hastalarda kişiye özel gece plağı kullanımı planlanabilir.


NHS, diş hekiminin bruksizme bağlı diş hasarını azaltmak amacıyla gece kullanılan ağız koruyucu veya splint önerebileceğini belirtmektedir.


Gece Plağı Dişleri Eski Hâline Getirir mi?


Hayır.


Gece plağı kaybedilmiş diş dokusunu yeniden oluşturmaz ve kısalmış dişleri uzatmaz.


Temel amacı, uygun hastalarda dişlerin birbirine doğrudan temasından kaynaklanan hasarı azaltmaya yardımcı olmaktır.


Aşınmış dişlerin yeniden şekillendirilmesi gerekiyorsa ayrıca restoratif tedavi planlanabilir.


Her Diş Sıkan Kişinin Gece Plağı Kullanması Gerekir mi?


Hayır.


Tedavi hastaya göre planlanmalıdır.


Bazı kişilerde bruksizm hafiftir ve belirgin diş hasarı bulunmaz. Bazılarında ise ciddi aşınma, çatlak veya restorasyon kırıkları görülebilir.


Bu nedenle internetten standart bir gece plağı seçmek yerine diş hekimi muayenesiyle dişlerin ve kapanışın değerlendirilmesi daha uygundur.


NHS, gece kullanılan ağız koruyucu veya splintlerin diş hekimi tarafından kişiye uygun biçimde hazırlanabileceğini belirtmektedir.


Aşınmayı Önlemek İçin Neler Yapılabilir?


Diş aşınmasının önlenmesinde hem mekanik hem de kimyasal nedenlerin kontrol edilmesi gerekir.


Diş sıkma belirtilerini önemseyin


Sabah çene yorgunluğu, düzleşmiş diş kenarları veya sık restorasyon kırıkları bulunuyorsa diş hekimi değerlendirmesi yapılmalıdır.


Asitli içecek tüketimini azaltın


Özellikle gazlı içecekleri ve asitli içecekleri gün boyunca sık sık yudumlamak yerine tüketim sıklığı azaltılmalıdır.


Asitli içeceği ağızda bekletmeyin


İçecekleri ağız içerisinde dolaştırmak diş yüzeyinin asitle temas süresini artırır.


Asit sonrası ağzınızı suyla çalkalayın


Su, ağızdaki asidin seyreltilmesine yardımcı olabilir.


ADA, asit maruziyeti sonrasında ağzın suyla çalkalanmasını önerilen koruyucu yaklaşımlar arasında göstermektedir.


Yumuşak diş fırçası kullanın


Dişler aşırı baskı uygulanmadan fırçalanmalıdır.


ADA, yumuşak kıllı fırça ve florürlü diş macunuyla normal fırçalamanın erosif aşınmaya neden olmasının beklenmediğini; agresif fırçalamanın ise mekanik aşınmaya katkıda bulunabileceğini belirtmektedir.


Reflünüz varsa kontrol ettirin


Tekrarlayan reflü yalnızca sindirim sistemi açısından değil, diş minesinin korunması açısından da değerlendirilmelidir.


Diş Aşınması Hangi Yaşta Başlar?


Diş yüzeylerinde yaşam boyunca belirli miktarda doğal aşınma meydana gelebilir.


Ancak genç veya orta yaşlı bir kişide belirgin:


Diş kısalması,

Düzleşme,

Dentin açığa çıkması,

Çatlak veya kırıklar


bulunması yalnızca yaşa bağlı doğal süreç olarak değerlendirilmemelidir.


Aşınmanın hızı ve dağılımı önemlidir.


Diş Aşınmasının İlerlemesi Nasıl Takip Edilir?


Diş hekimi başlangıç seviyesindeki aşınmayı kaydederek zaman içerisinde değişimi takip edebilir.


Takip amacıyla:


Ağız içi fotoğrafları

Dijital ağız içi taramalar

Ölçüler

Modeller

Klinik aşınma kayıtları


kullanılabilir.


Özellikle hızlı ilerlediği düşünülen vakalarda düzenli takip, tedavinin doğru zamanda planlanmasına yardımcı olur.


Ne Zaman Diş Hekimine Başvurulmalı?


Aşağıdaki belirtilerden biri varsa diş hekimi muayenesi önerilir:


Ön dişlerin eskisine göre belirgin şekilde kısalması

Diş kenarlarının giderek düzleşmesi

Sabah çene ağrısı veya yorgunluk

Gece diş gıcırdatma

Tekrarlayan diş veya dolgu kırıkları

Sıcak-soğuk hassasiyeti

Dişlerde sararma

Ön diş uçlarında şeffaflaşma

Arka dişlerin çiğneme yüzeylerinde düzleşme

Diş yüzeylerinde çukurlaşma

Reflüyle birlikte diş hassasiyeti

Kapanışın eskisinden farklı hissedilmesi


Bruksizm nedeniyle diş hasarı, hassasiyet veya çene ağrısı yaşayan kişilerin diş hekimine başvurması NHS tarafından da önerilmektedir.


Erken Müdahale Neden Önemlidir?


Diş aşınması ilerleyici olabilir.


Erken dönemde:


Aşınmanın nedeni belirlenebilir.

Bruksizm kontrol altına alınabilir.

Asit maruziyeti azaltılabilir.

Mevcut sağlam diş dokusu korunabilir.


İleri aşamalarda ise daha kapsamlı restoratif tedavilere ihtiyaç duyulabilir.


ADA, erosif diş aşınmasında erken teşhisin önemli olduğunu ve yönetimin öncelikle asit maruziyetini ve diğer risk faktörlerini azaltmaya odaklanması gerektiğini belirtmektedir.


Sonuç


Dişlerin zaman içerisinde kısalması çoğunlukla diş dokusundaki aşınmanın bir sonucudur. Diş sıkma ve gıcırdatma, yani bruksizm, dişlere uzun süre aşırı kuvvet uygulayarak kesici kenarların ve çiğneme yüzeylerinin aşınmasına neden olabilir.


Bunun yanında gazlı ve asitli içecekler, reflü ve tekrarlayan mide asidi teması diş minesini zayıflatarak aşınmayı hızlandırabilir. Bazı hastalarda mekanik aşınma ve asit erozyonu birlikte görülebilir.


Kaybedilen mine dokusu kendiliğinden yeniden oluşmadığı için dişlerin giderek kısaldığı fark edildiğinde yalnızca estetik görünümü düzeltmek yerine aşınmanın temel nedeninin belirlenmesi önemlidir.


Dent Titanyum İzmit’te aşınmış ve kısalmış dişler; diş sıkma belirtileri, mine kaybı, kapanış ilişkisi ve mevcut diş dokusu birlikte değerlendirilerek incelenebilir. Gerekli durumlarda koruyucu ve restoratif tedavi seçenekleri kişiye özel olarak planlanabilir.


Bilgilendirme notu: Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Tanı veya kişiye özel tedavi önerisi yerine geçmez. Dişlerinizde belirgin aşınma, kısalma, hassasiyet veya kırılma fark ediyorsanız diş hekimi muayenesi yaptırmanız önerilir.

 
 
 

Yorumlar


Dent Titanyum İzmit

Dent Titanyum İzmit Ağız ve Diş Sağlığı Polikliniği, Kocaeli’nin kalbi İzmit’in Kemalpaşa Mahallesi’nde, tüm ailenin diş sağlığına özenle hizmet veren güvenilir ve modern bir diş kliniğidir. Kliniğimiz, uzman diş hekimlerinden oluşan kadrosu, ileri teknoloji ekipman ve samimi hizmet anlayışıyla hasta memnuniyetini en üst düzeyde tutmayı amaçlar.

E-posta listemize katılın

2025 Dent Titanyum Tüm Hakları Saklıdır. Espa Digital tarafından tasarlanmıştır.

bottom of page